“Arabuluculuk kurumu yargının yükünü hafifletti”

Arabulucu Avukat İlker Kahveci; arabulucuğun, ekonomik, hızlı ve gönüllü bir çözüm yolu olduğunu ifade ederek, “Arabuluculuk kurumu yargının yükünü hafifletti. Arabuluculuk sayesinde, dava sayısında yüzde 75’lere varan azalma olduğu görüldü” dedi.

Türk hukuk sistemine 2013 yılında giren ‘Arabulucuk’ hukuki uyuşmazlıklarda alternatif bir çözüm yöntemi olarak kullanılıyor. 2018 yılından itibaren işçi-işveren uyuşmazlıklarında, 2019 yılı itibariyle de ticari uyuşmazlıklarda arabulucuk dava şartı haline getirildi. Yani dava açmadan önce tarafların arabulucuya başvurması gerekiyor.
Arabulucu Avukat İlker Kahveci, arabulucuk kurumu ve uygulamada hakkında açıklama yaptı. Kahveci; “Arabulucuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri, iş veya işlemlerden doğan hukuki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanır. Bu anlamda arabuluculuğun kapsamı çok geniştir. Taraflar, hukuki uyuşmazlıklarını arabulucuya başvurarak çok daha kısa sürede çözüme kavuşturabilir” dedi.

“Arabuluculuk sayesinde, dava sayısında yüzde 75’lere varan azalma olduğu görüldü”
Arabulucuğun, ekonomik, hızlı ve gönüllü bir çözüm yolu olduğunu ifade eden Kahveci, arabuluculuk kurumunun yargının yükünü hafiflettiğini söyleyerek: “2018 yılının başına kadar ihtiyari olarak uygulanan arabuluculuk sistemi, ağırlıklı olarak işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözümünde başvurulan etkili bir yöntem olarak dikkat çekti. Arabuluculuk sayesinde, dava sayısında yüzde 75’lere varan azalma olduğu görüldü. Uyuşmazlıkların etkili ve hızlı şekilde çözülmesi nedeniyle ihtiyari olarak devam eden süreç artık dava şartı haline getirildi. Dava şartı kapsamındaki arabuluculuk başvurularında herhangi bir ücret alınmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Arabuluculuk kurumunun bilinirliği arttıkça etkinliğinin daha da artacağı görüşünde olan Kahveci, “Arabuluculuk, iradi bir süreç ve gönüllülük esasına dayanıyor. Tarafların uyuşmazlıklarını bir arabulucunun yardımı ile müzakere ederek çözmesi bir yandan yargının yükünü hafifletirken, diğer yandan toplumsal barışa katkı sunuyor. Uyuşmazlıkların dava açılmadan çözülebilmesi, dava süreçlerinin getirdiği psikolojik, sosyal ve ekonomik maliyeti en aza indiriyor. Bu açıdan da arabuluculuk kurumunun toplumsal düzenin korunmasına önemli katkı sunacağını rahatlıkla ifade edebiliriz” şeklinde sözlerini sonlandırdı.